Covid-19 Geçirenlerde Kalıcı Psikiyatrik Sorunlar Gelişiyor Mu?

covid-19 geçirenlerde psikiyatrik sorunlar
covid-19 geçirenlerde psikiyatrik sorunlar

Tüm dünya iki yılı aşkın süredir virüse bağlı bir salgın hastalığın etkisi altında. İnsanlığın yaşadığı olağanüstü deneyimlerden birisi olan pandemi süreci etkisini hissettirmeye devam ediyor. Hastalık etkeni virüs yeterince iyi tanımlanmış, hatta etkinliği kanıtlanmış koruyucu yöntemler ve aşılar geliştirilmiş olsa da hastalığın ve özellikle hastalığa bağlı ölümlerin sürüyor olması, kaygı verici bazı soruların gündemde kalmasına yol açıyor.

izmir psikiyatrist

Hastalığın, etkin dozda aşılanmamış, özellikle yaşlı ve eşlik eden kronik hastalığı olan bireylerde ağır seyrettiği, hastaneye yatış ve hastalığa bağlı ölüm oranının bu grupta ne yazık ki yüksek olduğu bilinmekte. Hastalığa yakalansa da atlatmış olanlar için de uzun dönemde çeşitli sağlık sorunları olabileceğine yönelik iddialar mevcut. Kan ve damar sistemi, sindirim sistemi, hormon dengesi, üreme sistemi, kas iskelet sistemi, merkezi ve periferik sinir sistemi zarar görebileceği düşünülen dizgeler arasında yer almakta.

Gerek Covid-19 salgınında, gerekse de önceki İnfluenza, Sars, Mers salgınlarında etkilenen hastalarla yapılan çalışmalarda hastalığı geçiren kişilerde uzun dönemde bir takım sağlık sorunları olabileceği kayıt altına alınmış durumda.

SarsCov-2 virüsünün vücutta yayılmak üzere bazı hücre proteinlerine tutunduğu, üzerinde en fazla durulanın bu proteinler içerisinde Ace Reseptörleri adı verilen yapılar olduğu bilinmekte. Bu reseptörlerin bulunduğu hücreleri barındıran her sistemin bir biçimde etkilenebileceği görüşü ön kabul görmüş durumda. Çeşitli nörolojik ve psikiyatrik semptomların oluşmasında da bu hücreleri barındıran merkezi sinir sisteminin etkilendiği düşünülüyor. Solunum yoluyla bulaşan bu virüsün merkezi sinir ağlarına, koku sinirlerine direk bağlanarak, kan yoluyla beyin bariyerini geçerek ya da savunma sisteminin oluşturduğu bağışıklık cevabı üzerinden ulaştığına dair tezler mevcut.

Gerçekten de hastalık etkeni virüsün kapıldığı ve hastalık belirtilerinin izlendiği akut dönemde solunum yolları dışında bazı sistemlerin çeşitli yollarla etkilendiği bilinmekte. Kan damar sisteminin tutulmasına bağlı pıhtılaşma sorunları bunlara bağlı inmeler klinik seyir esnasında gözlenen tablolar olmakla birlikte doğrudan beynin etkilenmesine bağlı bilişsel fonksiyonlarda bozulmalar, çeşitli zihin sorunları, uzun süren yorgunluk durumları, duygu durum bozuklukları yaşandığı da kayıtlara girmiş durumda.

Tüm bunlar hastalığa yakalanan herkesin bu sorunları yaşayacağı anlamına gelmiyor. Hastalık döneminin nasıl izlediğinin, sonrasında oluşabilecek sağlık sorunları açısından öngörücü olabileceği düşünülmekte. Hastalığın solunum dışında sistemlere yayıldığı özellikle ensefalit denilen beynin doğrudan ve ya dolaylı olarak etkilendiği durumlar sonrasında ortaya çıkabilecek mental sorunlara dikkat çekilmekte.

Psikiyatrik hastalıklar özelinde ise hastalık sonrasında uzun dönemde kronik yorgunluk, travma sonrası stres bozukluğu, anksiyete bozukluğu ve depresif bozukluk gelişebileceğine dair iddialar bulunmaktadır.

Yapılan çalışmaların gözden geçirildiği bir meta analizde ise Covid-19 geçirenlerde uzun dönemde artmış psikiyatrik bir hastalık oranının bulunmadığı uyku sorunları, endişe, kronik yorgunluk gibi bazı semptomların zamanla azalarak da olsa sürme eğiliminde olabileceği bulunmuştur.

Tüm bu verilerin ışığında özetle şu sonuçlara varabiliriz: Pandemi bireylerin ruhsal sağlığını etkileyen zorlayıcı durumlardan birisidir. Pandemi koşullarının getirdiği gelecek belirsizliği, gelişen sağlık sorunları, yakınların kaybı, işsizlik, ekonomik zorluklar gibi sorunlar örseleyici etkiyi arttırmaktadır. Psikiyatrik hastalıkların gelişmesinde risk faktörlerinden birisi olan kırılgan gruplarda yer almak (kadın, göçmen, yoksul, kronik hastalıkları olmak vb..) yine uzun dönemde gelişebilecek ruhsal sorunların öngörücüsü olabilir. Ancak hastalığa yakalanan her bireyin (hastalığı hangi koşullarda ve ne şiddette geçirmiş olduğundan bağımsız olarak) psikiyatrik bir hastalık geliştirebileceğini söylemek çok gerçekçi bir yaklaşım olmayacaktır.

Özellikle hastalığı ağır geçirmiş olan kişilerin, hastalığın fiziksel belirtileri ortadan kalkmış olmasına rağmen devam eden aşırı yorgunluk, endişe, uyku sorunları, çökkünlük gibi belirtileri varsa muayene olmak üzere bir psikiyatri uzmanına başvurmalarını önererek bitirebiliriz.

Önceki İçerikPsikiyatriste Gitmeli Miyim?